12 Temmuz 2017 Çarşamba

Münafıkların çirkef olanları olduğu gibi sessiz derinden faaliyet gösterenleri de vardır

Münafıkların çirkef olanları olduğu gibi sessiz derinden faaliyet gösterenleri de vardır

Münafıkların deşifresi ile alakalı düzenlenen videoları hazırladığımız bu bölümde sizin için münafıkları gördüğünüz yerde öldürün anahtar kelimesi ile alakalı çeşitli videolar ile cevap veriyoruz.


Aşağıda yer alan münafıkları gördüğünüz yerde öldürün hakkındaki video, size yararlı olursa bu yazıyı arkadaşlarınıza duyurmanızı isteriz. O zaman bu başlık ile alakalı videoyu yayınlayalım :



“Münafık, yazılarında, konuşmalarında hep gizli mesajlar verir. Münafığın dili çok gizlidir. Münafık mesela kaş-göz hareketleriyle de konuşur. Bir toplulukta bir kaş hareketi veya bir göz hareketi yapar; eğer karşısındaki de münafıksa onun mesajını alır. Kuran’da belirtiliyor, ‘kaş-göz işaretleriyle, çeşitli mimiklerle anlaşıyorlar’. İşte bu onların gizli ve şifreli konuşacaklarının işareti. Konuşmaları çok gizli ve sinsi olur. O konuşmasından onun bütün pis ahlakı, kini ve nefreti anlaşılır. Mesela Peygambere düşmandır, Müslümanların sevdiği insanlara düşmandır. Ağzından adeta lağım akar. Çok kin doludur, nefret doludur. Hemen oradan anlarsın. Münafıkların küfürle saatler süren, çok uzun ve gizli, sayfalarca yazışmaları olur. Bakın, kendi aralarındaki bu gizli yazışmalarında tek kelime Allah’tan bahsetmezler. Millet uyurken onlar saatlerce yazışırlar. Tenhalarda, sessizlerde böyle yarasa gibidirler, karanlıklar içinde uçan yarasa gibi. Kime ne zaman yapışacağı da belli olmaz münafıkların.” (A9 TV, 24 Ocak 2016)

Bu videoda sizin için münafıkları gördüğünüz yerde öldürün konusuna ilişkin değerli bilgiler verildi. Bu görüntüler kesinlikle işinize yarayacaktır. Daha fazla detay öğrenmek için e-postanız ile abone olun. Paylaşacağımız yeni bilgiler, e-mail adresinize gelsin.



Münafıkların çirkef olanları olduğu gibi sessiz derinden faaliyet gösterenleri de vardır

19 Nisan 2017 Çarşamba

Kuran"da Sabır Duası


Bu yazı sabır duası hakkında ziyaretçiyi derinden etkileyen ve bilgi edinmek isteyen kişinin aklında faydalı etki bırakan bilgiler içermektedir. İçeriği dikkatlice incelediğinizde sabır duasını etmek ile ilgili çok önemli bilgiler edinmiş olacaksınız. Yazıyı sonuna kadar okuduktan sonra sosyal medya üzerinden PAYLAŞIM YAPMAYI AKLINIZDAN ÇIKARMAYIN!!!



Sabır Duası, Kuran-ı Kerim’deki Ayetler Işığında Samimi Bir Şekilde Edilir


Kuran’da sabır duası hakkında bir ayet şu şekildedir :


Onlar, Calut ve ordusuna karşı meydana (savaşa) çıktıklarında, dediler ki: “Rabbimiz, üzerimize sabır yağdır, adımlarımızı sabit kıl (kaydırma) ve kafirler topluluğuna karşı bize yardım et.” (Bakara Suresi, 250)

Unutmayın!


Dua etmek samimiyet ister ve belli bir kalıba bağlı değildir. Kuran-ı Kerim’de, duanın tek başınayken, Allah’a yalvararak ve içten bir şekilde yapılabileceğine vurgu yapılır. Dolayısıyla duanın hangi ortamda yapıldığı, dua esnasında katılımın fazla olması ve dua eden şahsın sesinin çok fazla çıkması ölçü değildir.

Kuran’da Dua Kitabını İndir veya Oku


Ayet şu şekildedir:


Rabbini, sabah akşam, yüksek olmayan bir sesle, kendi kendine, ürpertiyle, yalvara yalvara ve için için zikret. Gaflete kapılanlardan olma. Şüphesiz Rabbinin Katında olanlar, O’na ibadet etmekten büyüklenmezleraf” (A’raf Suresi, 205-206)



Sabır duası, Allah ile insanlar arasındaki bir bağlantı yoludur. Allah ile bağlantı kurma arzusu insanın fıtratında vardır. Müminler için Allah’a sabır duasında bulunmak, hayatlarının ayrılmaz ve bir parçasıyken, birçokları için sabır duası sadece büyük zorluk altına girince, tehlikelerle karşı karşıya kalınca hatırlanacak bir ibadettir. Doğru olan hem kolaylıkta, hem de zor anlarda Güç ve kudret sahibi Allah’tan yardım istemektir. Samimi bir şekilde Allah’a sabır duasını etmenin yolları Kuran’da detaylıca tarif edilmiştir.


Kuran-ı Kerim’de sabır duası edilirken “Allah’ı ayaktayken, otururken ve yan yatarken zikredin” (Nisa Suresi, 103) ayetine dikkat edilmelidir. Bir insanın her ortamda Allah’ı anıp O’na sabır duası edebileceğini gösterir. Esas olan şekil değil, sabır duasını eden bireyin samimi olması ve teslimiyetidir.


Okuduğunuz için teşekkürler!


Allah’ın İsimleri



Kuran"da Sabır Duası

Kuran"da Doğruluk Duası


Bu içerik doğruluk duası hakkında bilgi edinmek isteyen kişiyi derinden etkileyen ve bilgi almak isteyen kişinin zihninde faydalı etki bırakan bilgiler ihtiva etmektedir. Yazıyı ufkunuz açık bir şekilde okuduğunuz takdirde doğruluk duasını etmek hakkında çok önemli bilgiler edinmiş olacaksınız. Yazıyı sonuna kadar inceledikten sonra sosyal medya platformları üzerinden PAYLAŞIM YAPMAYI AKLINIZDAN ÇIKARMAYIN!!!



Doğruluk Duası, Kuran-ı Kerim’deki Ayetler Işığında İçten Bir Şekilde Edilir


Kuran’da doğruluk duası ile ilgili bir ayet şu şekildedir :


 Ve de ki: “Rabbim, beni (girilecek yere) doğru bir girdirişle girdir ve (çıkarılacak yerden) doğru bir çıkarışla çıkar ve Katından bana yardımcı bir kuvvet ver.” (İsra Suresi, 80)

Unutmayın!


Dua etmek samimiyet ister ve belli bir kalıba bağlı değildir. Kuran’da, duanın tek başınayken, Allah’a yalvararak ve içten bir şekilde yapılabileceğine vurgu yapılır. Bundan dolayı duanın hangi ortamda yapılması gerektiği, dua sırasında katılımın çok olması ve dua eden şahsın ses seviyesinin çok fazla çıkması ölçü değildir.

Kuran’da Dua Kitabını İndir veya Oku


Ayet şu şekildedir:


Rabbini, sabah akşam, yüksek olmayan bir sesle, kendi kendine, ürpertiyle, yalvara yalvara ve için için zikret. Gaflete kapılanlardan olma. Şüphesiz Rabbinin Katında olanlar, O’na ibadet etmekten büyüklenmezleraf” (A’raf Suresi, 205-206)



Doğruluk duası, Allah ile insanlar arasında kurulan bir iletişimdir. Allah ile bağlantı kurma ihtiyacı insanın fıtratında bulunmaktadır. İman edenler için Güç ve kudret sahibi Allah’a doğruluk duasını etmek, yaşamlarının ayrılmaz ve bir özelliği iken, birçokları için doğruluk duası sadece büyük zorluk altında olunca, tehlikelerle karşı karşıya kalınca hatırlanacak bir ibadettir. Asıl hayırlı olan hem rahatlıkta, hem de zorlukta Yüce Allah’tan yardım istemektir. Samimi bir şekilde Allah’a doğruluk duasını edebilmenin yolları Kuran’da detaylıca tarif edilmiştir.


Kuran’da doğruluk duası yapılırken “Allah’ı ayaktayken, otururken ve yan yatarken zikredin” (Nisa Suresi, 103) ayet-i kerimesine dikkat edilmelidir. Bir insanın her şartta Allah’ı anıp O’na doğruluk duası edebileceğini gösterir. Esas olan şekil değil, doğruluk duasını eden kişinin samimiyeti ve teslimiyetidir.


Okuduğunuz için teşekkürler!


Allah’ın İsimleri



Kuran"da Doğruluk Duası

Kuran"da Anne Baba Duası


Bu içerik anne baba duası hakkında okuyucuyu etkileyen ve bilgi edinmek isteyen kişinin zihninde önemli etki bırakan konular içermektedir. İçeriği ufkunuz açık bir şekilde okuduğunuz takdirde anne baba duasını etmek hakkında çok önemli bilgiler edinmiş olacaksınız. Yazıyı sonuna kadar okuduktan sonra sosyal medya platformları üzerinden PAYLAŞMAYI UNUTMAYIN!!!



anne baba Duası, Kuran’daki Ayetler Işığında İçten Bir Şekilde Edilir


Kuran’da anne baba duası ile ilgili bir ayet şu şekildedir :


Onlara acıyarak alçakgönüllülük kanadını ger ve de ki: “Rabbim, onlar beni küçükken nasıl terbiye ettilerse Sen de onları esirge.” (İsra Suresi, 24)

Unutmayın!


Dua etmek samimiyet ister ve belli bir kalıba bağlı değildir. Kuran-ı Kerim’de, duanın tek başınayken, Allah’a yalvararak ve için için yapılabileceğine dikkat çekilir. Bundan dolayı duanın nerede yapılması gerektiği, dua sırasında katılım sayısının fazla olması ve dua eden şahsın sesinin çok fazla çıkması ölçü değildir.

Kuran’da Dua Kitabını İndir veya Oku


Ayet şu şekildedir:


Rabbini, sabah akşam, yüksek olmayan bir sesle, kendi kendine, ürpertiyle, yalvara yalvara ve için için zikret. Gaflete kapılanlardan olma. Şüphesiz Rabbinin Katında olanlar, O’na ibadet etmekten büyüklenmezleraf” (A’raf Suresi, 205-206)



Anne baba duası, Güç ve kudret sahibi Allah ile insanlar arasındaki bir bağlantı yoludur. Güç ve kudret sahibi Allah ile bağlantı kurma ihtiyacı insanın yaratılışında vardır. Müminler için Allah’a anne baba duasını etmek, hayatlarının olmazsa olmaz ve bir parçasıyken, bazı kimseler için anne baba duası sadece sıkıntı altında olunca, tehlikelerle karşı karşıya kalınca hatırlanması gereken bir ibadettir. Asıl hayırlı olan hem rahatlıkta, hem de zorlukta Yüce Allah’tan yardım istemektir. Samimi bir şekilde Allah’a anne baba duasını edebilmenin yolları Kuran’da detaylıca tarif edilmiştir.


Kuran’da anne baba duası yapılırken “Allah’ı ayaktayken, otururken ve yan yatarken zikredin” (Nisa Suresi, 103) ayet-i kerimesine dikkat edilmelidir. Bir insanın her ortamda Allah’ı anıp O’na anne baba duasında bulunabileceğini gösterir. Önemli olan şekil değil, anne baba duasını eden insanın samimiyeti ve teslimiyetidir.


Okuduğunuz için teşekkür ederiz!


Allah’ın İsimleri



Kuran"da Anne Baba Duası

Kuran"da Namaz Duası


Bu yazı namaz duası ile ilgili bilgi edinmek isteyen kişiyi derinden etkileyen ve okuyucunun aklında önemli etki bırakan bilgiler içermektedir. İçeriği pür dikkat okuduğunuz takdirde namaz duasını etmek hakkında çok önemli bilgiler edinmiş olacaksınız. Yazıyı en sona kadar okuduktan sonra sosyal medya platformları üzerinden PAYLAŞIM YAPMAYI UNUTMAYIN!!!



Namaz Duası, Kuran’daki Ayetler Işığında Samimi Bir Şekilde Yapılır


Kuran’da namaz duası ile alakalı bir ayet şu şekildedir :


 “Rabbim, beni namazı(nda) sürekli kıl, soyumdan olanları da. Rabbimiz, duamı kabul buyur.” (İbrahim Suresi, 40)

Unutmayın!


Dua etmek samimiyet ister ve belli bir kalıba bağlı değildir. Kuran’da, duanın yalnızken, Allah’a yalvararak ve için için yapılması gerektiğine vurgu yapılır. Dolayısıyla duanın nerede yapıldığı, dua sırasında katılımın fazla olması ve dua eden şahsın sesinin çok yüksek çıkması ölçü değildir.

Kuran’da Dua Kitabını İndir veya Oku


Ayet şu şekildedir:


Rabbini, sabah akşam, yüksek olmayan bir sesle, kendi kendine, ürpertiyle, yalvara yalvara ve için için zikret. Gaflete kapılanlardan olma. Şüphesiz Rabbinin Katında olanlar, O’na ibadet etmekten büyüklenmezleraf” (A’raf Suresi, 205-206)



Namaz duası, Allah ile insanlar arasındaki bir bağlantı yoludur. Yüce Allah ile bağlantı kurma arzusu insanın fıtratında vardır. İman edenler için Allah’a namaz duasını etmek, yaşamlarının ayrılmaz ve bir özelliği iken, birçokları için namaz duası ancak sıkıntı altında olunca, tehlike ile karşı karşıya kalınca hatırlanacak bir ibadettir. Asıl hayırlı olan hem kolaylıkta, hem de zorlukta Yüce Allah’tan yardım istemektir. Samimi bir şekilde Allah’a namaz duasını etmenin yolları Kuran’da detaylıca tarif edilmiştir.


Kuran’da namaz duası yapılırken “Allah’ı ayaktayken, otururken ve yan yatarken zikredin” (Nisa Suresi, 103) ayetine dikkat edilmelidir. Bir insanın her ortamda Allah’ı anıp O’na namaz duası edebileceğini gösterir. Esas olan şekil değil, namaz duasını eden kişinin samimiyeti ve teslimiyetidir.


Okuduğunuz için teşekkürler!


Allah’ın İsimleri



Kuran"da Namaz Duası

Kuran"da Af Duası


Bu yazı af duası hakkında bilgi almak isteyen kişiyi etki altında bırakan ve ziyaretçinin düşünce yapısında önemli etki bırakan konular içermektedir. Yazıyı pür dikkat okuduğunuz takdirde af duasını etmek hakkında çok önemli bilgiler edinmiş olacaksınız. Yazıyı sonuna kadar okuduktan sonra sosyal medya üzerinden PAYLAŞMAYI AKLINIZDAN ÇIKARMAYIN!!!



Af Duası, Kuran-ı Kerim’deki Ayetler Işığında Samimi Bir Şekilde Yapılır


Kuran’da af duası ile ilgili bir ayet şu şekildedir:


Allah, hiç kimseye güç yetireceğinden başkasını yüklemez. (Kişinin nefsinin) Kazandığı lehine, kazandırdıkları aleyhinedir. “Rabbimiz, unuttuklarımızdan veya yanıldıklarımızdan dolayı bizi sorumlu tutma. Rabbimiz, bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme. Rabbimiz, kendisine güç yetiremeyeceğimiz şeyi bize taşıtma. Bizi affet. Bizi bağışla. Bizi esirge, Sen bizim Mevlamızsın. Kafirler topluluğuna karşı bize yardım et.” (Bakara Suresi, 286)


Unutmayın!


Dua etmek samimiyet ister ve belli bir kalıba bağlı değildir. Kuran’da, duanın yalnızken, Allah’a yalvararak ve için için yapılabileceğine dikkat çekilir. Dolayısıyla duanın nerede yapıldığı, dua esnasında katılımın fazla olması ve dua eden şahsın sesinin çok yüksek çıkması ölçü değildir.

Kuran’da Dua Kitabını İndir veya Oku


Ayet şu şekildedir:


Rabbini, sabah akşam, yüksek olmayan bir sesle, kendi kendine, ürpertiyle, yalvara yalvara ve için için zikret. Gaflete kapılanlardan olma. Şüphesiz Rabbinin Katında olanlar, O’na ibadet etmekten büyüklenmezleraf” (A’raf Suresi, 205-206)



Af duası, Allah ile insanlar arasındaki bir bağlantı yoludur. Allah ile bağlantı kurma arzusu insanın yaratılışında vardır. İman edenler için Allah’a af duasını etmek, hayatlarının olmazsa olmaz ve bir parçasıyken, birçokları için af duası ancak büyük zorluk altında olunca, tehlikelerle karşı karşıya kalınca hatırlanacak bir ibadettir. Doğru olan hem rahatlıkta, hem de zorlukta Allah’tan yardım istemektir. Samimi bir şekilde Allah’a af duasını etmenin yolları Kuran’da detaylıca tarif edilmiştir.


Kuran-ı Kerim’de af duası yapılırken “Allah’ı ayaktayken, otururken ve yan yatarken zikredin” (Nisa Suresi, 103) ayet-i kerimesine dikkat edilmelidir. Bir insanın her ortamda Allah’ı anıp O’na af duası edebileceğini gösterir. Önemli olan şekil değil, af duasını eden insanın samimiyeti ve Allah’a teslim olmasıdır.


Okuduğunuz için teşekkür ederiz!


Allah’ın İsimleri



Kuran"da Af Duası

Kuran"da Af Duası


Bu yazı af duası hakkında bilgi almak isteyen kişiyi etki altında bırakan ve ziyaretçinin düşünce yapısında önemli etki bırakan konular içermektedir. Yazıyı pür dikkat okuduğunuz takdirde af duasını etmek hakkında çok önemli bilgiler edinmiş olacaksınız. Yazıyı sonuna kadar okuduktan sonra sosyal medya üzerinden PAYLAŞMAYI AKLINIZDAN ÇIKARMAYIN!!!



Af Duası, Kuran-ı Kerim’deki Ayetler Işığında Samimi Bir Şekilde Yapılır


Kuran’da af duası ile ilgili bir ayet şu şekildedir:


Allah, hiç kimseye güç yetireceğinden başkasını yüklemez. (Kişinin nefsinin) Kazandığı lehine, kazandırdıkları aleyhinedir. “Rabbimiz, unuttuklarımızdan veya yanıldıklarımızdan dolayı bizi sorumlu tutma. Rabbimiz, bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme. Rabbimiz, kendisine güç yetiremeyeceğimiz şeyi bize taşıtma. Bizi affet. Bizi bağışla. Bizi esirge, Sen bizim Mevlamızsın. Kafirler topluluğuna karşı bize yardım et.” (Bakara Suresi, 286)


Unutmayın!


Dua etmek samimiyet ister ve belli bir kalıba bağlı değildir. Kuran’da, duanın yalnızken, Allah’a yalvararak ve için için yapılabileceğine dikkat çekilir. Dolayısıyla duanın nerede yapıldığı, dua esnasında katılımın fazla olması ve dua eden şahsın sesinin çok yüksek çıkması ölçü değildir.

Kuran’da Dua Kitabını İndir veya Oku


Ayet şu şekildedir:


Rabbini, sabah akşam, yüksek olmayan bir sesle, kendi kendine, ürpertiyle, yalvara yalvara ve için için zikret. Gaflete kapılanlardan olma. Şüphesiz Rabbinin Katında olanlar, O’na ibadet etmekten büyüklenmezleraf” (A’raf Suresi, 205-206)



Af duası, Allah ile insanlar arasındaki bir bağlantı yoludur. Allah ile bağlantı kurma arzusu insanın yaratılışında vardır. İman edenler için Allah’a af duasını etmek, hayatlarının olmazsa olmaz ve bir parçasıyken, birçokları için af duası ancak büyük zorluk altında olunca, tehlikelerle karşı karşıya kalınca hatırlanacak bir ibadettir. Doğru olan hem rahatlıkta, hem de zorlukta Allah’tan yardım istemektir. Samimi bir şekilde Allah’a af duasını etmenin yolları Kuran’da detaylıca tarif edilmiştir.


Kuran-ı Kerim’de af duası yapılırken “Allah’ı ayaktayken, otururken ve yan yatarken zikredin” (Nisa Suresi, 103) ayet-i kerimesine dikkat edilmelidir. Bir insanın her ortamda Allah’ı anıp O’na af duası edebileceğini gösterir. Önemli olan şekil değil, af duasını eden insanın samimiyeti ve Allah’a teslim olmasıdır.


Okuduğunuz için teşekkür ederiz!


Allah’ın İsimleri



Kuran"da Af Duası

Kuran"da Adak Duası


Bu yazı adak duası ile alakalı bilgi edinmek isteyen kişiyi etki altında bırakan ve ziyaretçinin zihninde önemli etki bırakan bilgiler ihtiva etmektedir. İçeriği pür dikkat incelediğinizde adak duasını etmek hakkında çok önemli bilgiler edinmiş olacaksınız. Yazıyı sonuna kadar okuduktan sonra sosyal medya üzerinden PAYLAŞMAYI UNUTMAYIN!!!



Adak Duası, Kuran’daki Ayetler İle İçten Bir Şekilde Yapılır


Kuran’da adak ile ilgili bir ayet şu şekildedir :


Hani İmran’ın karısı: “Rabbim, karnımda olanı, ‘her türlü bağımlılıktan özgürlüğe kavuşturulmuş olarak’ Sana adadım, benden kabul et. Şüphesiz işiten bilen Sensin Sen” demişti. (Al-i İmran Suresi, 35)


Unutmayın! Dua etmek samimiyet ister ve belli bir kalıba bağlı değildir. Kuran-ı Kerim’de, duanın yalnızken, Allah’a yalvararak ve için için yapılabileceğine dikkat çekilir. Dolayısıyla duanın hangi ortamda yapılması gerektiği, dua esnasında katılımın fazla olması ve dua eden şahsın sesinin çok fazla çıkması ölçü değildir.


Ayet şu şekildedir:


Rabbini, sabah akşam, yüksek olmayan bir sesle, kendi kendine, ürpertiyle, yalvara yalvara ve için için zikret. Gaflete kapılanlardan olma. Şüphesiz Rabbinin Katında olanlar, O’na ibadet etmekten büyüklenmezleradak” (A’raf Suresi, 205-206)



Adak duası, Allah ile insanlar arasında kurulan bir iletişimdir. Allah ile bağlantı kurma ihtiyacı insanın yaratılışında vardır. Müminler için Allah’a adak duasını etmek, hayatlarının ayrılmaz ve bir parçasıyken, birçokları için adak duası sadece sıkıntı altında olunca, tehlike ile karşı karşıya kalınca hatırlanması gereken bir ibadettir. Doğru olan hem rahatlıkta, hem de zorlukta Allah’tan yardım istemektir. Samimi bir şekilde Allah’a adak duasını etmenin yolları Kuran’da detaylıca tarif edilmiştir.


Kuran’da adak duası yapılırken “Allah’ı ayaktayken, otururken ve yan yatarken zikredin” (Nisa Suresi, 103) ayetine dikkat edilmelidir. Bir bireyin her ortamda Allah’ı anıp O’na adak duası edebileceğini gösterir. Esas olan şekil değil, adak duasını eden insanın samimiyeti ve Allah’a teslim olmasıdır.


Okuduğunuz için teşekkürler!


ALLAH’ın İSİMLERİ



Kuran"da Adak Duası

Kuran"da Bereket Duası


Bu içerik bereket duası ile alakalı bilgi almak isteyen kişiyi etkileyen ve bilgi almak isteyen kişinin düşünce yapısında faydalı etki bırakan konular ihtiva etmektedir. Yazıyı pür dikkat incelediğinizde bereket duasını etmek hakkında çok önemli bilgiler edinmiş olacaksınız. Yazıyı sonuna kadar inceledikten sonra sosyal medya platformları üzerinden PAYLAŞIM YAPMAYI UNUTMAYIN!!!



Bereket Duası, Kuran-ı Kerim’deki Ayetler Işığında Samimi Bir Şekilde Yapılır


Bereket ile ilgili bir ayet :


Ve o hırpalanıp ezilmekte olan kavmi de yeryüzünün, bereketle donattığımız doğusuna ve batısına mirasçı yaptık. Ve böylece Rabbinin, İsrailoğullarına olan o güzel vaadi, sabırları yüzünden gerçekleşti. Biz de Firavun ile kavminin yapageldikleri sanat eserlerini ve diktikleri binaları yerle bir ettik. (Araf Suresi 137)


Duayı içten ve gönlünüzden geçerek yapın. Dua belirli bir kalıba bağlı değildir.



Bereket duası, Yüce Allah ile insanlar arasındaki bir bağlantı yoludur. Allah ile bağlantı kurma ihtiyacı insanın fıtratında vardır. Müminler için Yüce Allah’a bereket duasında bulunmak, yaşamlarının olmazsa olmaz ve bir parçasıyken, bazı kimseler için bereket duası sadece büyük zorluk altına girince, tehlikelerle karşı karşıya kalınca hatırlanması gereken bir ibadettir. Asıl hayırlı olan hem kolaylıkta, hem de zorlukta Güç ve kudret sahibi Allah’tan yardım istemektir. Samimi bir şekilde Allah’a … duasını etmenin yolları Kuran’da detaylıca tarif edilmiştir.


Kuran’da bereket duası edilirken “Allah’ı ayaktayken, otururken ve yan yatarken zikredin” (Nisa Suresi, 103) ayet-i kerimesine dikkat edilmelidir. Bir bireyin her durumda Allah’ı anıp O’na bereket duası edebileceğini gösterir. Önemli olan şekil değil, bereket duasını eden bireyin samimiyeti ve teslimiyetidir.


Okuduğunuz için teşekkür ederiz!



Kuran"da Bereket Duası

21 Mart 2017 Salı

Hud Suresi 88. Ayet

Hud Suresi 88. Ayet


Benim başarım ancak Allah iledir; Ona tevekkül ettim ve Ona içten yönelip dönerim.” (Hud Suresi, 88)



Hud Suresi 88. Ayet

Alâ Suresi 8. Ayet

Alâ Suresi 8. Ayet


Ve seni kolay olan için başarılı kılacağız. (Alâ Suresi, 8)


Bu ayeti beğendiyseniz eğer bu içeriği paylaşmanızı tavsiye ederiz. Ala suresi 8. ayet,  mutlaka hatırlanması ve akıldan çıkarılmaması gereken bir ayettir. Allah’ı daima aklımızda tutmalıyız. Allah’a sonsuz HAMD olsun.



Alâ Suresi 8. Ayet

Zümer Suresi 36. Ayet

Zümer Suresi 36. Ayet


Allah, kuluna yeterli değil mi? Seni Ondan başkalarıyla korkutuyorlar. Allah, kimi saptırırsa, artık onun için bir yol gösterici yoktur. (Zümer Suresi, 36)



Zümer Suresi 36. Ayet

Enam Suresi 99. Ayet

Enam Suresi 99. Ayet


O, gökten su indirendir. Bununla her şeyin bitkisini bitirdik, ondan bir yeşillik çıkardık, ondan birbiri üstüne bindirilmiş taneler türetiyoruz. Ve hurma ağacının tomurcuğundan da yere sarkmış salkımlar, -birbirine benzeyen ve benzemeyen üzümlerden, zeytinden ve nardan bahçeler (kılıyoruz.) Meyvesine, ürün verdiğinde ve olgunluğa eriştiğinde bir bakıverin. Şüphesiz inanacak bir topluluk için bunda gerçekten ayetler vardır. (Enam Suresi, 99)



Enam Suresi 99. Ayet

20 Mart 2017 Pazartesi

Şuara Suresi, 79. Ayet

Şuara Suresi, 79. Ayet


Bana yediren ve içiren Odur. (Şuara Suresi, 79)


Bu ayeti beğendiyseniz eğer bu içeriği paylaşmanızı tavsiye ederiz. Şuara Suresi, 79. Ayet, mutlaka hatırlanması ve akıldan çıkarılmaması gereken bir ayettir. Allah’ı daima aklımızda tutmalıyız. Allah’a sonsuz HAMD olsun.



Şuara Suresi, 79. Ayet

Şuara Suresi, 79. Ayet

Şuara Suresi, 79. Ayet


Bana yediren ve içiren Odur. (Şuara Suresi, 79)


Bu ayeti beğendiyseniz eğer bu içeriği paylaşmanızı tavsiye ederiz. Şuara Suresi, 79. Ayet, mutlaka hatırlanması ve akıldan çıkarılmaması gereken bir ayettir. Allah’ı daima aklımızda tutmalıyız. Allah’a sonsuz HAMD olsun.



Şuara Suresi, 79. Ayet

Şura Suresi 28. Ayet

Şura Suresi 28. Ayet


Odur ki onlar umutlarını kestikten sonra yağmuru indirir ve rahmetini serip-yayar. O Velidir, Hamiddir. (Şura Suresi, 28)


Bu ayeti beğendiyseniz eğer bu içeriği paylaşmanızı tavsiye ederiz. Şura Suresi 28. Ayet,  mutlaka hatırlanması ve akıldan çıkarılmaması gereken bir ayettir. Allah’ı daima aklımızda tutmalıyız. Allah’a sonsuz HAMD olsun.



Şura Suresi 28. Ayet

28 Şubat 2017 Salı

Halley Yıldızı ve 76 Yıl

Halley Yıldızı ve 76 Yıl

 


Modern astronomideki önemli gelişmelerden biri, Halley kuyrukluyıldızının keşfidir. Edmund Halley isimli bilim adamı, bu yıldızın 76 yıllık dolanım süresi olduğunu 18. yüzyılda ortaya koymuştur. Edmund Halley bu keşfi ile, kuyrukluyıldızların astronomik yörüngelerini de açıklığa kavuşturmuştur.


“Halley” ismi ile anılan bu yıldızın ismi, Kuran’da dikkat çekici bir şekilde Enam Suresi’nin 76. ayetinde geçmektedir:


Gece, üstünü örtüp bürüyünce bir yıldız görmüş ve demişti ki: “Bu benim Rabbimdir.” Fakat (yıldız) kayboluverince: “Ben kaybolup-gidenleri sevmem” demişti. (Enam Suresi, 76)


“Halley” kelimesini oluşturan harfler, Kuran’da ilk defa bu ayette geçmektedir. Üstelik bu ayette “kaybolup giden” bir yıldızdan bahsedilmesi de son derece manidardır. Ayrıca bu ayette “yıldız” anlamına gelen Arapça “kevkeba” kelimesi de, “Halley” harflerinin hemen yakınında yer almaktadır:



Bu ayetin numarası olan 76 sayısı da yıldızın dönüş süresi olan 76 yıla işaret ediyor olabilir. (En doğrusunu Allah bilir.) Ayetin numarası olan 76 sayısı, Halley yıldızını temsil eder; çünkü Halley yıldızı 76 yılda bir Dünya’dan görülür, yani yörüngesini 76 yılda bir tamamlar. Bu nedenle Halley yıldızının Kuran’da ilk olarak 76. ayette geçmesi Allah’ın bir mucizesidir.



Halley Yıldızı ve 76 Yıl Mucizesi Hakkında Okumanız Gereken Genel Bilgi


Allah, içinde bulunduğumuz yıldan ondört yüzyıl evvel, tüm insanlara yol gösterici bir kitap olan Kuran-ı Kerim’i vahyetmiş ve tüm insanlığı Kuran’a uyarak kurtuluşa ermeye davet etmiştir. Kuran-ı Kerim indirildiği günden kıyamet gününe kadar, insanlığın yegane rehberi olan son İlahi kitap olacaktır.


Kuran-ı Kerim indirildiği dönemden bu döneme kadar her çağda yaşamını devam ettiren her insanın anlayabileceği, basit ve anlaşılır bir dile sahiptir. Kuran-ı Kerim’in, edebi dilinin muhteşem oluşu, benzeri olmayan üslup özellikleri ve içerdiği üstün hikmet, Kuran-ı Kerim’in Yüce Allah’ın vahyi olduğunun gerçek delillerindendir.


Kuran-ı Kerim’in Yüce Allah’ın vahyi olduğunu delillendiren çok fazla mucizevi özelliği bulunmaktadır. Bunlardan biri, ancak 20. ve 21. yüzyıl keşifleriyle eriştiğimiz bir takım bilimsel gerçeklerin 1400 sene önce Kuran’da bildirilmiş olmasıdır.


Elbette ki Kuran-ı Kerim bir bilim kitabı değildir. Fakat çeşitli ayet-i kerimelerde, ciddi derecede özlü ve hikmetli bir anlatım içinde bildirilen bir takım bilimsel bulgular, ancak 20. yüzyıl teknolojisi ile bulunmuştur. Kuran-ı Kerim’in vahyedildiği yıllarda bilimsel olarak saptanması imkansız olan bu bilgiler, insanlara Kuran-ı Kerim Yüce Allah’ın vahyi olduğunu bir kez daha kanıtlamaktadır.


Bu yazı Sn. Adnan OKTAR’ın Kuran Mucizeleri adlı eserinden faydalanarak derlenmiştir.


Okuduğunuz için teşekkür ederiz!


Allah’ın İsimleri.com



Halley Yıldızı ve 76 Yıl

27 Şubat 2017 Pazartesi

Kuantum Fiziği

Kuantum Fiziği

Kuran-ı Kerim’in indirildiği çağda, kuantum fiziği ve atomaltı parçacıklar bilinmiyordu. Fakat Kuran-ı Kerim gerek işaret ettiği bilimsel bilgiler, gerekse harf dizilimleri açısından geçmiş ve gelecek tüm bilimleri kapsayan işaretler içermektedir. Bunun bir başka örneği de Kehf Suresi’nin 37 ve 39. ayetlerde görülmekte; evrenimizi oluşturan bu temel parçacıkların isimlerine ve ağırlıklarına işaret eden bir mucize yer almaktadır. (En doğrusunu Allah bilir.)


“Nötron” kelimesini oluşturan harfler (Arapça Nun-Te-Re-Nun harfleri), tüm Kur’an-ı Kerim’de baştan sona sadece iki ayette geçmektedir. Bunlardan birisi18:39 no’lu ayettir ve “nötron kütlesi = 1839 me” olarak ifade edilmektedir.


Görüldüğü üzere, Kehf Suresi’nin 39. ayetinde hem nötron ismine hem de ayet numarasıyla nötronun ağırlığına açıkça işaret edilmektedir. (En doğrusunu Allah bilir.) Diğer binlerce ayette bu harfler yan yana gelmemekte, tam 18:39 numaralı ayette “nötron” kelimesi ortaya çıkmaktadır.



Aynı durum “Proton” için de geçerlidir. Proton kelimesini oluşturan harfler (Arapça Be-Re-Te-Nun harfleri) Kuran’ı Kerimde nötrona oranla daha fazla sayıda geçmektedir. Ancak Kehf Suresi’nin 37. ayetinde, yani 18:37 no’lu ayette, proton kelimesini oluşturan harfler soldan sağa yan yana gelmektedir. Proton’nun kütlesi ise “1836-1837 me arasındadır” ve “1837 me” olarak kabul edilmektedir. Dolayısıyla burada da ayetin numarası 18:37, protonun ağırlığı olan “1837 me”ye işaret etmektedir. (En doğrusunu Allah bilir.)



* Arapça’da “P” harfi yoktur, bu sese denk olarak “Be” harfi kullanılmaktadır.


“Nötron” ve “Proton” kelimeleri Türkçe, İngilizce, Arapça ve farklı dillerde hemen hemen aynı şekilde yazılıp okunmaktadır. Atomları, zerreleri oluşturan bu parçacıklara Kuran’da işaret edilen bir başka ayet ise şöyledir:


… Yerde ve gökte zerre ağırlığınca hiçbir şey Rabbinden uzakta (saklı) kalmaz. Bunun daha küçüğü de, daha büyüğü de yoktur ki, apaçık bir kitapta (kayıtlı) olmasın. (Yunus Suresi, 61)



Kuantum Fiziği Mucizesi Hakkında Okumanız Gereken Genel Bilgi


Güç ve kudret sahibi Allah, bundan ondört asır önce, tüm insanlara yol gösterici bir kitap olan Kuran’ı vahyetmiş ve tüm insanlığı Kuran’a uyarak kurtuluşa ermeye çağırmıştır. Kuran-ı Kerim vahyedildiği andan kıyamet gününe kadar, insanlığın yegane rehberi olan son İlahi kitap olacaktır.


Kuran-ı Kerim vahyedildiği dönemden bu yana her devirde yaşayan her insanın anlayabileceği, kolay ve sade bir dile sahiptir. Kuran-ı Kerim’in, edebi dilinin mükemmelliği, benzeri olmayan üslubu ve içinde barındırdığı üstün hikmet, Kuran-ı Kerim’in Güç ve kudret sahibi Allah’ın sözü olduğunun kesin kanıtlarındandır.


Kuran-ı Kerim’in Güç ve kudret sahibi Allah’ın sözü olduğunu delillendiren çok fazla mucizevi özelliği vardır. Bunlardan biri, ancak 20. ve 21. yy teknolojisiyle eriştiğimiz bazı bilimsel gerçeklerin 1400 yıl önce Kuran’da bildirilmiş olmasıdır.


Elbette ki Kuran-ı Kerim bir bilim kitabı değildir. ANCAK bazı ayet-i kerimelerde, ciddi derecede özlü ve hikmetli bir anlatım tarzı içinde aktarılan bazı bilimsel bulgular, ancak 20. yy teknolojisi ile bulunmuştur. Kuran-ı Kerim’in vahyedildiği dönemde bilimsel olarak saptanması mümkün olmayan bu bilgiler, insanlara Kuran-ı Kerim Güç ve kudret sahibi Allah’ın sözü olduğunu bir kez daha kanıtlamaktadır.


Bu yazı Sn. Adnan OKTAR’ın Kuran Mucizeleri adlı eserinden faydalanarak derlenmiştir.


Okuduğunuz için teşekkürler!


ALLAH’ın İSİMLERİ



Kuantum Fiziği

Ozon Tabakası

Ozon Tabakası

“Ozon” kelimesi Arapça’da, Türkçe’de ve diğer tüm yabancı dillerde hemen hemen aynı şekilde okunup yazılmaktadır. Ozon kelimesini oluşturan harfler, Cin Suresi’nin 6. ayetinde yan yana geçmektedir. Üstelik bu ayetten sonraki ayetlerde ise, gökyüzünün “koruyucu” özelliğine dikkat çekilmektedir:


Doğrusu Biz göğü yokladık; fakat onu güçlü koruyucular ve şihablarla (parlak yıldızlarla) kaplı (doldurulmuş) bulduk. (Cin Suresi, 8)


Ayette gökyüzü ile ilgili tarif edilen “koruyucu”luk, atmosferin ozon tabakası ile çok örtüşen bir açıklamadır. Çünkü ozon, gökyüzündeki koruyucu tabakadır ve Dünya’yı tehlikeli güneş ışınlarından korumaktadır.


Ozon kelimesini oluşturan harflerin yan yana gelmesi, üstelik de ardından gelen ayette gökyüzünün “koruyucu” özelliğinden bahsedilmesi tesadüflerle açıklanamaz. Bu Rabbimiz’in Kuran’da yarattığı mucizelerden biridir.




 



Ozon Tabakası Mucizesi Hakkında Okumanız Gereken Genel Bilgi


Yüce Allah, içinde bulunduğumuz yıldan 14 yüzyıl evvel, tüm insanlara doğru yola ileten bir kitap olan Kuran-ı Kerim’i indirmiş ve tüm insanlığı Kuran’a uyarak kurtuluşa ermeye çağrısında bulunuştur. Kuran indirildiği günden kıyamet gününe kadar, insanlığın tek yol göstericisi olan son Hak kitap olacaktır.


Kuran indirildiği günden bu yana her devirde yaşayan her insanın öğüt alabileceği, kolay ve anlaşılır bir dile sahiptir. Kuran-ı Kerim’in, edebi özelliğinin muhteşem oluşu, benzersiz üslup özellikleri ve içinde barındırdığı üstün hikmet, Kuran-ı Kerim’in Allah’ın sözü olduğunun gerçek delillerindendir.


Kuran-ı Kerim’in Allah’ın sözü olduğunu kanıtlayan çok fazla mucizevi özelliği vardır. Bunlardan biri, ancak 20. ve 21. yüzyıl teknolojisiyle eriştiğimiz bir takım bilimsel gerçeklerin 1400 sene önce Kuran’da belirtilmiş olmasıdır.


Elbette ki Kuran bir bilim kitabı değildir. Fakat bazı ayetlerinde, ciddi derecede özlü ve hikmetli bir anlatım içinde aktarılan bir takım bilimsel bulgular, ancak 20. yüzyıl teknolojisi ile ortaya çıkarılmıştır. Kuran-ı Kerim’in vahyedildiği dönemde bilimsel olarak keşfedilmesi imkansız olan bu bilgiler, insanlara Kuran Allah’ın sözü olduğunu bir kez daha kanıtlamaktadır.


Bu yazı Sn. Adnan OKTAR’ın Kuran Mucizeleri isimli kitabından faydalanarak derlenmiştir.


Okuduğunuz için teşekkür ederiz!


ALLAH’ın İSİMLERİ



Ozon Tabakası

25 Şubat 2017 Cumartesi

Yeraltındaki Enerji: Petrol

Yeraltındaki Enerji: Petrol

Enerji kaynaklarının başında gelen petrol, bu isimle ilk defa Alman minerolog Georgius Agricola’nın, 1556 tarihli De Re Metallica (Minerallerin Doğası Üzerine) adlı eserinde geçmektedir. Kuran’dan yüzyıllar sonra isimlendirilen bu enerji kaynağına, Kuran’da önemli işaretler yer almaktadır. (En doğrusunu Allah bilir.)


Petrol kelimesini oluşturan harfler (Be-Te-Re-Le) tüm Kuran’da tek bir ayette yan yana geçmektedir. En’am Suresi’nin 59. ayetinde, “yerin karanlıklarındaki” anlamına gelen “fi zulumati elardi” ifadesi de, petrolün yerin altındaki oluşumuna işaret edercesine aynı ayette yer almaktadır.


…. Karada ve denizde olanların tümünü O bilir, O, bilmeksizin bir yaprak dahi düşmez; yerin karanlıklarındaki bir tane, yaş ve kuru dışta olmamak üzere hepsi (ve herşey) apaçık bir kitaptadır. (En’am Suresi, 59)


Kuran’dan asırlar sonra kullanılan petrol kelimesinin farklı dillerdeki yazılışı veya okunuşu hemen hemen aynıdır; Türkçe, İngilizce, Arapça’da olduğu gibi…



* Arapça’da “P” harfi yoktur, bu sese denk olarak “Be” harfi kullanılmaktadır.


Ayrıca bilimadamları petrolün oluşumunu açıklarken, hayvan ve bitkilere ait kalıntıların uzun bir zaman aralığının ardından petrole dönüştüğünü ifade etmektedirler. Kuran’da bu oluşuma dikkat çeken bir diğer ayet şöyledir:


‘Yemyeşil-otlağı’ çıkardı. Ardından onu kuru, kara bir duruma soktu. (A’la Suresi, 4-5)


(Konu ile ilgili detaylı açıklama için bakınız, Harun Yahya, Kuran Mucizeleri, 1. cilt, 8. Baskı, Temmuz 2006)



Yeraltındaki Enerji: Petrol Mucizesi Hakkında Okumanız Gereken Genel Bilgi


Allah, içinde bulunduğumuz yıldan ondört yüzyıl önce, bütün insanlara yol gösterici bir kitap olan Kuran’ı indirmiş ve bütün insanlığı Kuran’a uyarak kurtuluşa ermeye davet etmiştir. Kuran indirildiği günden kıyamet gününe kadar, insanlığın tek yol göstericisi olan son Hak kitap olacaktır.


Kuran indirildiği dönemden bu yana her devirde yaşamını devam ettiren her insan grubunun öğüt alabileceği, basit ve anlaşılır bir dile sahiptir. Kuran’ın, belagat özelliğinin muhteşem oluşu, benzersiz üslup özellikleri ve içerdiği kusursuz hikmet, Kuran’ın Yüce Allah’ın vahyi olduğunun kesin kanıtlarındandır.


Kuran’ın Yüce Allah’ın vahyi olduğunu kanıtlayan çok fazla mucizevi özelliği bulunmaktadır. Bunlardan biri, ancak 20. ve 21. yüzyıl keşifleriyle eriştiğimiz bazı bilimsel gerçeklerin 1400 yıl önce Kuran’da belirtilmiş olmasıdır.


Elbette ki Kuran bir bilim kitabı değildir. ANCAK çeşitli ayetlerinde, ciddi derecede özlü ve hikmetli bir anlatım içinde aktarılan bazı bilimsel bulgular, ancak 20. yüzyıl teknolojisi ile bulunmuştur. Kuran’ın indirildiği dönemde bilimsel olarak keşfedilmesi imkansız olan bu bilgiler, insanlara Kuran Yüce Allah’ın vahyi olduğunu bir kez daha ispatlamaktadır.


Bu yazı Sn. Adnan OKTAR’ın Kuran Mucizeleri isimli eserinden faydalanarak derlenmiştir.


Okuduğunuz için teşekkür ederiz!


Allah’inİsimleri.COM



Yeraltındaki Enerji: Petrol

Belirlenmiş vakitlerde hamd etmek ve Allah’ı tesbih etmek

Belirlenmiş vakitlerde hamd etmek ve Allah’ı tesbih etmek

Hamd ve Allah’ı tesbih etmek müminin hayatının bir parçasıdır. Hamd, her türlü övgü, yüceltme ve iltifata layık olanın yalnızca Allah olduğunu, tesbih ise Allah’ın, akla gelebilecek ya da gelmeyecek her türlü eksiklik, kusur ve hatadan uzak ve münezzeh olduğunu hem dil hem de kalp ile tasdik etmektir.


Hamd ve tesbihin yalnızca müminlerin değil, aynı zamanda bütün kainatın bir ibadeti olduğu ayetlerde şöyle haber verilir:


Yedi gök, yer ve bunların içindekiler O’nu tesbih eder; O’nu övgü ile tesbih etmeyen hiçbir şey yoktur, ancak siz onların tesbihlerini kavramıyorsunuz. Şüphesiz O, halim olandır, bağışlayandır. (İsra Suresi, 44)

Gök gürültüsü O’nu hamd ile, melekler de O’na olan korkularından tesbih ederler… (Rad Suresi, 13)

5 vakit namaz kılmak gibi, belirlenmiş vakitlerde Allah’ı tesbih etmek ve O’na hamd etmek de Kuran’da geçen farzlardandır. Bir mümin Allah’ın farz kıldığı konular arasında kendi anlayışına göre bir önem sırası yapamaz. Yani namaz kılmayı tesbih etmekten veya oruç tutmayı zekat vermekten daha önemli ya da önemsiz göremez. Allah’ın emirlerini harfiyen yerine getirir. Allah insanı yalnızca Kendisi’ne kulluk etmesi için yaratmıştır. Allah’ı, Kuran’da belirtilen beş vakitte, Allah’ın istediği şekilde tesbih etmek müminin günlük hayatındaki en önemli görevlerinden biridir. Sabah namazı ve ikindi vakitlerinde, tesbihle birlikte ayrıca hamd edilmesi de ayetlerde özellikle belirtilmiştir.



Belirlenmiş vakitlerde hamd etmek ve Allah’ı tesbih etmek İle İlgili Genel Bilgi


Bir kısım insanlar dine inandıkları ve neredeyse hergün Kuran’daki ayetleri okudukları halde Kuran’da bulunan ayetlerin bir kısmını kolay bir şekilde gözardı edebilmektedirler. Kimileri bu hataya yanlışlıkla uyarken, kimileri de bu ayetleri, ürettikleri Kuran dışı bir zihin yapısının etkisiyle bile bile önemsememektedirler.


www.harunyahya.org


Tüm bunları yaparken Kuran ayetlerini isteyerek gözardı etmenin Allah Katında kendilerine nasıl bir sorumluluk yükleyeceğini ve kendilerini Allah’ın rızasından nasıl uzaklaştıracağını ise hiç düşünmemektedirler. Oysa Kuran ayetlerinde Allah’ın hükümlerini dikkate almayan kimselerin ahirete gittiklerinde azapla karşılaşabilecekleri önemle hatırlatılan bir konudur.


Bu yazıda size Kuran’da bahsi geçen önemli hükümlerden bir tanesini asla unutmamanız gerektiğinizden bahsettik. Bu yazıyı PAYLAŞMANIZI öneririz. Sitemize ABONE OLMANIZI DA isteriz…


Okuduğunuz için teşekkürler!


Allah’ın İsimleri.com



Belirlenmiş vakitlerde hamd etmek ve Allah’ı tesbih etmek

Televizyonun İcadı

Televizyonun İcadı

 


Televizyon yayınları ışık hızındaki elektromanyetik dalgaların evlerimize kadar ulaşmasıyla gerçekleştirilmektedir. Televizyon dalgaları öylesine hızlıdır ki, kilometrelerce uzaklıktan aynı saniye içerisinde görüntü nakli yapılabilmektedir. Kuran’daki Neml Suresi’nde -bu teknolojiyi anımsatacak şekilde- Hz. Süleyman’ın farklı bir ülkede bulunan kraliçenin tahtını, aynı saniye içerisinde mucizevi bir biçimde getirttiği anlatılmaktadır:


Kendi yanında kitaptan ilmi olan biri dedi ki: “Ben, (gözünü açıp kapamadan) onu sana getirebilirim.” Derken (Süleyman) onu kendi yanında durur vaziyette görünce dedi ki: “Bu Rabbimin fazlındandır, O’na şükredecek miyim, yoksa nankörlük edecek miyim diye beni denemekte olduğu için (bu olağanüstü olay gerçekleşti)…” (Neml Suresi, 40)


Bu ayet ilk bakışta bize teleportasyon (ışınlama) veya görüntü naklini (televizyonu) anımsatmaktadır. Bu olayın anlatıldığı Neml Suresi’nde bazı harflerin gizli bir biçimde yan yana gelip “Televizyon” kelimesini oluşturduğu görülmektedir.




Televizyon kelimesini oluşturan harfler, Hz. Süleyman’dan bahsedilen Neml Suresi’nin 17. ayetinde soldan sağa yan yana dizilmiş durumdadır. Televizyon kelimesi Türkçe, İngilizce, Arapça ve farklı dillerde hemen hemen aynı şekilde yazılıp okunmaktadır.


Harflerin dizilimi ile ilgili tüm bu örnekler birarada incelendiğinde, tesadüflerle açıklanması mümkün olmayan bir mucize ortaya çıkmaktadır. Aynı zamanda, bu örneklerin her biri Kuran’da araştıranlar için, daha nice mucizelerin gizli olabileceğine de bir işarettir.


Bir ayette, Rabbimiz Kuran-ı Kerim’le ilgili şöyle buyurmaktadır:


Eğer yeryüzündeki ağaçların tümü kalem ve deniz de -onun ardından yedi deniz daha eklenerek- (mürekkep) olsa, yine de Allah’ın kelimeleri (yazmakla) tükenmez. Şüphesiz Allah, üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir. (Lokman Suresi, 27)


 



Televizyonun İcadı Mucizesi Hakkında Okumanız Gereken Genel Bilgi


Güç ve kudret sahibi Allah, içinde bulunduğumuz yıldan ondört asır önce, bütün insanlara yol gösteren bir kitap olan Kuran’ı göndermiş ve bütün insanlığı Kuran-ı Kerim’e uyarak kurtuluşa ermeye çağrısında bulunuştur. Kuran vahyedildiği andan kıyamet gününe kadar, insanlığın tek yol göstericisi olan son Hak kitap olacaktır.


Kuran vahyedildiği dönemden bu döneme kadar her devirde yaşayan her insanın anlayabileceği, kolay ve anlaşılır bir dile sahiptir. Kuran’ın, belagat dilinin mükemmelliği, benzersiz üslup özellikleri ve içinde barındırdığı kusursuz hikmet, Kuran’ın Yüce Allah’ın vahyi olduğunun gerçek kanıtlarındandır.


Kuran’ın Yüce Allah’ın vahyi olduğunu ispatlayan pek çok mucize içeren özelliği bulunmaktadır. Bu özelliklerden biri, ancak 20. ve 21. asır keşifleriyle eriştiğimiz bir takım bilimsel gerçeklerin 1400 yıl önce Kuran’da bildirilmiş olmasıdır.


Elbette ki Kuran bir bilim kitabı değildir. Fakat bazı ayet-i kerimelerde, ciddi derecede özlü ve hikmetli bir anlatım içinde aktarılan bir takım bilimsel gerçekler, ancak 20. asır teknolojisi ile keşfedilmiştir. Kuran’ın indirildiği yıllarda bilimsel olarak saptanması mümkün olmayan bu bilgiler, insanlara Kuran Yüce Allah’ın vahyi olduğunu bir kez daha kanıtlamaktadır.


Bu yazı Sn. Adnan OKTAR’ın Kuran Mucizeleri adlı kitabından faydalanarak derlenmiştir.


Okuduğunuz için teşekkür ederiz!


Allah’inİsimleri.COM



Televizyonun İcadı

Venüs ve Mars"ın Dönüş Süreleri


Venüs ve Mars, sıralama bakımından Dünya’ya en yakın iki gezegenin isimleridir. Kuran’da bu gezegenlerin günümüzdeki isimlerini oluşturan harfler, kendi çevrelerindeki dönüş sürelerine işaret edercesine dizilmişlerdir.


Kuran’da Venüs kelimesini oluşturan harfler (Arapça’da Vav-Elif-Nun-Elif-Sin) Kuran’da ilk olarak Enfal suresinin 72. ayetinde yan yana gelmektedir. Bir sonraki Venüs harfleri ise, Hud suresinin 3. ayetinde yan yana gelmektedir. Bu iki yerin arasında toplam 243 ayet geçmektedir. Uzay’da Venüs’ün kendi çevresindeki dolanım süresi de tam 243 gün sürer; yani 243 gün bitince dönüşünü tekrarlar. Kuran’da da, ilk Venüs harflerinden 243 ayet sonra bu harfler yeniden tekrarlanmaktadır.


Aynı şekilde, bu harf dizilimi Mars için de geçerlisir. Mars kelimesini oluşturan harfler (Arapça’da Mim-Elif-Ra-Sin) Kuran’da ilk olarak Mü’minun suresinin 44. ayetinde yan yana gelmektedir. Bir sonraki Mars harfleri ise yine Mü’minun suresinin 45. ayetinde yan yana gelmektedir. Yani hemen 1 ayet sonra tekrar geçmektedir. Aynı şekilde Mars’ın kendi çevresindeki dolanım süresi de sadece 1 gün sürer.



Venüs kelimesini oluşturan harfler Enfal Suresi’nin 72. ayetinde sağdan sola doğru yan yana gelmektedir.



Venüs kelimesini oluşturan harfler, Hud Suresi’nin 3. ayetinde sağdan sola doğru yan yana gelmektedir.



Mars kelimesini oluşturan harfler, Mü’minun Suresi’nin 44. ayetinde sağdan sola doğru yan yana gelmektedir.



Mars kelimesini oluşturan harfler, Mü’minun Suresi’nin 45. ayetinde sağdan sola doğru yan yana gelmektedir.


Mars ve Venüs gezegenlerinin dolanım süreleri modern astronomiye ait bilgilerdir. Bu gezegenlerin kendi çevrelerindeki dönüş süreleri astronomlar tarafından, Kuran’dan yüzyıllar sonra keşfedilmiştir. Diğer taraftan modern astronomide kullanılan Mars ve Venüs gezegenlerinin isimleri, Arapça’da sırasıyla Merih ve Zuhra olarak yer almaktadır. Kuran’ın indirildiği dönemde farklı toplumlar, bu gezegenler için farklı isimler kullanmaktalardı. Dolayısıyla Mars ve Venüs isimlerinin Kuran’da gizli bir şekilde yer alması da mucize niteliğindedir.


Kuran’da yer alan bu olağanüstü dizilimler, Kuran’ın Yüce Rabbimiz’in vahyi olduğunu bir kez daha tasdik etmektedir. Secde Suresi’nde Rabbimiz şöyle buyurmaktadır:


Kendisinde şüphe olmayan bu Kitab’ın indirilişi alemlerin Rabbi tarafındandır. Yoksa onlar: “Bunu uydurdu” mu diyorlar? Hayır; o, Rabbinden olan bir haktır; senden önce kendilerine bir uyarıcı gelmemiş bir kavmi uyarman için (onu sana indirdik). Umulur ki hidayet bulurlar. (Secde Suresi, 2-3)



Venüs ve Mars’ın Dönüş Süreleri Mucizesi Hakkında Okumanız Gereken Genel Bilgi


Güç ve kudret sahibi Allah, bundan 14 yüzyıl önce, bütün insanlara yol gösteren bir kitap olan Kuran’ı göndermiş ve bütün insanlığı Kuran’a uyarak kurtuluşa ermeye çağrısında bulunuştur. Kuran gönderildiği andan kıyamete kadar, insanlığın tek rehberi olan son Hak kitap olacaktır.


Kuran gönderildiği dönemden bu yana her devirde hayatını sürdüren her insanın anlayabileceği, kolay ve anlaşılır bir özelliğe sahiptir. Kuran’ın, edebi dilinin muhteşem oluşu, benzeri olmayan üslup özellikleri ve içinde barındırdığı üstün hikmet, Kuran’ın Allah’ın sözü olduğunun gerçek delillerindendir.


Kuran’ın Allah’ın sözü olduğunu kanıtlayan pek çok mucize içeren özelliği vardır. Bu özelliklerden biri, ancak 20. ve 21. yy keşifleriyle eriştiğimiz bir takım bilimsel gerçeklerin 1400 sene önce Kuran’da bildirilmiş olmasıdır.


Elbette ki Kuran bir bilim kitabı değildir. Fakat bazı ayet-i kerimelerde, ciddi derecede özlü ve hikmetli bir anlatım içinde bildirilen bir takım bilimsel bulgular, ancak 20. yy teknolojisi ile ortaya çıkarılmıştır. Kuran’ın vahyedildiği yıllarda bilimsel olarak keşfedilmesi mümkün olmayan bu bilgiler, insanlara Kuran Allah’ın sözü olduğunu bir kez daha ispatlamaktadır.


Bu yazı Sn. Adnan OKTAR’ın Kuran Mucizeleri adlı kitabından faydalanarak derlenmiştir.


Okuduğunuz için teşekkürler!


Allah’inİsimleri.COM



Venüs ve Mars"ın Dönüş Süreleri

24 Şubat 2017 Cuma

Bir topluluğa karşı duyulan kinin adaletten alıkoymaması

Bir topluluğa karşı duyulan kinin adaletten alıkoymaması

Adalet, insanlar arasındaki anlaşmazlıklara çözüm getirirken hak sahibine tarafsız bir şekilde hakkını vermek anlamına gelir. Ancak Kuran ahlakını yaşamayan insanlar genelde tam ve kesin bir adalet anlayışıyla hareket etmezler. Karar verirken birçok dış etken onların kararlarını olumlu ya da olumsuz yönde etkileyebilir. Örneğin hakkında karar vereceği insanlardan, kendisine daha yakın gördüğü kişinin lehine karar alabilir. Ya da menfaatine uygun gördüğü ve kendisine fayda sağlayacağını düşündüğü şekilde hüküm verebilir. Yani her türlü şahsi çıkar uğruna kararında adil olmayabilir.


Ancak insanların adaletsizlikleri en çok, kin duydukları kişilere olan tavırlarında ortaya çıkar. Nefsi kaplayan bir kin duygusunda kişi, karşısındaki insan hakkında olumlu bir karar almakta zorlanabilir. Geçmişten gelen içinde sakladığı bir kin, karşı tarafta haklılık payı bile olsa bu haklılığı ortaya çıkarmasına izin vermeyebilir. Ya da kin duyduğu topluluk veya kişinin hakkına tecavüz ettirebilir.


Bu nedenle Allah kinin adaleti engelleme yönüne özellikle dikkat çekmiş ve Müslümanları bu konuda uyarmıştır.


Ey iman edenler, adil şahidler olarak, Allah için, hakkı ayakta tutun. Bir topluluğa olan kininiz, sizi adaletten alıkoymasın. Adalet yapın. O, takvaya daha yakındır. Allah’tan korkup-sakının. Şüphesiz Allah, yapmakta olduklarınızdan haberi olandır. (Maide Suresi, 8)


Ayetin emri gereği Müslümanlar yakınlık, menfaat, akrabalık bağı ya da kin gibi konular sebebiyle hiçbir zaman karşılarındaki kişi ya da topluluğa karşı adaletsizlik yapmazlar. Karşılarındaki kişinin inancı, düşüncesi, felsefesi ne olursa olsun, Müslümanların kendi inançlarına aykırı da olsa, bu onların bu topluluk hakkında doğru kararı almalarına engel değildir. Hiçbir zaman duygularına kapılarak hareket etmez ve akılcılıktan uzaklaşmazlar. Verecekleri hüküm kendi aleyhlerine bile olsa, doğruyu gizlemez ya da saptırmazlar.



Bir topluluğa karşı duyulan kinin adaletten alıkoymaması İle Alakalı Genel Bilgi


Bazı kişiler dine iman ettikleri ve neredeyse hergün Kuran’daki ayetleri okudukları halde Kuran’da bulunan ayetlerin bazılarını kolay bir şekilde gözardı edebilmektedirler. Kimi insanlar bu hataya bilinçsizce uyarken, kimileri de bu hükümleri, ürettikleri Kuran dışı bir mantığın etkisiyle bilerek önemsememektedirler.


www.harunyahya.org


Tüm bunları yaparken Kuran hükümlerini isteyerek gözardı etmenin Allah’ın huzurunda kendilerine nasıl bir sorumluluk yükleyeceğini ve kendilerini Allah’ın rızasından nasıl uzaklaştıracağını ise hiç düşünmemektedirler. Oysa Kuran ayetlerinde Allah’ın hükümlerini görmezden gelen kimselerin ahirete gittiklerinde azapla karşılaşabilecekleri önemle hatırlatılan bir konudur.


Bu yazıda size Kuran’da bahsedilen önemli hükümlerden birini asla unutmamanız gerektiğinizden bahsettik. Bu yazıyı PAYLAŞMANIZI öneririz. Sitemize ABONE OLMANIZI DA öneririz…


Okuduğunuz için teşekkürler!


Allah’ın İsimleri.com



Bir topluluğa karşı duyulan kinin adaletten alıkoymaması

Münafıkların çirkef olanları olduğu gibi sessiz derinden faaliyet gösterenleri de vardır

Münafıkların deşifresi ile alakalı düzenlenen videoları hazırladığımız bu bölümde sizin için münafıkları gördüğünüz yerde öldürün anahtar k...